
24 Temmuz 2026 12:01
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, tam 16 yıl aradan sonra adaya gitmeye hazırlanıyor.
27-29 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek bu tarihi ziyaret öncesinde görüşme trafiği hız kazansa da taraflar arasındaki derin görüş ayrılığı nedeniyle çözüm beklentisi henüz olgunlaşmış değil.
Türkiye ve KKTC’nin Parolası: İki Devletli Çözüm
Kıbrıs Barış Harekâtı'nın yıl dönümü törenlerinde Ankara ve Lefkoşa’dan dünyaya net mesajlar verildi. Garantör ülke Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), adada kalıcı bir barışın ancak egemen eşitlik temelinde mümkün olacağını savunuyor.
Konuya ilişkin net bir duruş sergileyen Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, uluslararası topluma seslenerek şu ifadeleri kullandı:
"Uluslararası toplum, Kıbrıs Türkü'nün de en az Rumlar kadar bu toprakların sahibi olduğunu artık kabul etmelidir."
Uzmanlar da yıllardır masayı kilitleyen federasyon modellerinin artık miyadını doldurduğunu belirtiyor. Süreci değerlendiren Dr. Zeki Akçam, bugüne kadar federasyonun farklı tiplerinin masaya geldiğini ancak Annan Planı ve Crans-Montana süreçlerinde bu önerilerin Rum tarafınca reddedildiğini hatırlatarak şunları söyledi:
"En nihayetinde bu Ada'da iki toplumlu, iki devletli bir gerçeklik var. Yani bu Ada'da iki ayrı devlet vardır. Biz artık uluslararası toplumun bu gerçeği kabul etmesini istiyoruz."
Guterres’in Çantasında Ne Var?
Ada halkı ve siyaset dünyası, 27 Temmuz’da başlayacak temaslarda BM Genel Sekreteri Guterres'in nasıl bir formülle geleceğini merak ediyor. Ziyaretin perde arkasını ve olası senaryoları yorumlayan Dr. Akçam, güvenlik kaygılarına dikkat çekti:
"Acaba Guterres çantasında ne getirecek? Getireceği şey gerçek bir çözüm olacak mı? Aslında 1974'ten bu yana Ada'da bir barış var, fiziki bir çatışma ya da sorun yok. Eğer burada NATO benzeri yeni bir güvenlik yapısı ortaya konulacaksa, bunların ayrıca ve çok dikkatli tartışılması gerekir. Tarafların güvenlik kaygıları nasıl giderilecek, asıl soru bu."
Rum Tarafının Provokasyonları Umutları Gölgeliyor
Diplomatik hareketliliğe rağmen Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) tutumu çözüme dair umutları zayıflatıyor. Türk tarafının Barış Harekâtı yıl dönümünü kutladığı gün, Rum kesiminde harekâtı hedef alan ve gerilimi tırmandıran eylemler düzenlendi. Daha önce Crans-Montana'da masayı deviren Rum liderliğinin hem çözüm görüşmelerine katılması hem de eş zamanlı olarak kilisenin gölgesinde milliyetçi eylemleri desteklemesi ciddi bir çelişki olarak yorumlanıyor.
Dr. Zeki Akçam, Rum kamuoyundaki bu tezatlığı şu sözlerle özetledi:
"Bir taraftan çözüm görüşmeleri başlıyor deniyor, diğer taraftan Rum kamuoyunda en büyük sözü söyleyen kurumların ve devlet başkanlarının kilisedeki ayine katılarak güç devşirdiği bir yapı görünüyor. Bu durum çözüme dair çok büyük bir tezatlık oluşturuyor."
Tüm bu gerilimli atmosfere rağmen, BM Genel Sekreteri’nin 27-29 Temmuz tarihlerindeki temasları, Kıbrıs sorununun gelecekte hangi eksende tartışılacağını belirlemesi açısından kritik bir dönüm noktası olması bekleniyor.
Anahtar Kelimeler: BM Genel Sekreteri Guterres 16 yıl sonra Kıbrıs,