
23 Mayıs 2026 14:00
“Bir Sofrada Miras” temasıyla düzenlenen program, Türk ve Kazak mutfağının binyılları aşan ortak hikayesini, lezzet köprüleri üzerinden uluslararası arenaya taşıdı.
Türkiye’den Astana’ya özel olarak gelen ödüllü şeflerin hazırladığı gastronomi şöleni; yabancı misyon şefleri, uluslararası kuruluş yetkilileri, Kazak devlet erkanı, kanaat önderleri ve basın mensuplarını aynı sofra etrafında buluşturdu.
Senatör Kıdırali: "İsmail Gaspralı’nın Sözü Aşta Hayat Buldu"
Programda TRT’ye özel açıklamalarda bulunan Kazakistan Parlamento Senatörü Prof. Dr. Darhan Kıdırali, mutfak kültürünün birleştirici gücüne vurgu yaparak tarihi bir mesaj verdi:
"İsmail Gaspralı’nın meşhur vizyonunu bugüne uyarlarsak; bizim Türk dünyasında ‘işte, düşte ve aşta birlik’ olmamız lazım. Bugün bu sofrada aşlarımızın, tatlarımızın ne kadar aynı olduğunu bir kez daha çıplak gözle görüyoruz. Gastro diplomasinin bu denli güçlü şekilde gelişmesi ve Sayın Cumhurbaşkanlarının himayelerinde bu etkinliklerin yapılması, Türk dünyasını birbirine daha da yakınlaştıracaktır."
Aynı Tabakta İki Kardeş: Anadolu Mantısı ve Kazak Tüşparası
Etkinlikte, Türk şeflerin hünerli ellerinden çıkan menülerle iki ülkenin ortak mutfak kodları işlendi.
Geleneksel tatların modern dokunuşlarla sunulduğu sofrada şu lezzetler öne çıktı:
Ortak Kültürün Simgesi: Anadolu mantısı ile Kazakların geleneksel lezzeti "tüşpara" aynı tabakta birleşerek dostluğun simgesi oldu.
Damağa Kazınan Klasikler: Türk mutfağının seçkin örneklerinden dolma ve içli köfte, yerli yoğurt ve halis tereyağı eşliğinde konuklara sunuldu.
Kültürel Finiş: Programın kapanışında Kazakistan ve Türkiye’nin geleneksel tatlıları, asırlık hatırı olan Türk kahvesiyle birlikte ikram edildi.
Dünyaca Ünlü Şefler Ortak Hafızayı Canlandırdı
Türkiye'den gelen uzman gastronomi heyeti, sofra kültürümüzün tarihsel serüvenini konuklara uygulamalı olarak aktardı:
Şef Ali Ronay: "Gastro diplomasi, insanları en estetik ve samimi şekilde bir sofra etrafında toplamanın yoludur. Geçmiş kültürlerimiz birbirinin içine geçmiş durumda. Bu ortak noktaları ortaya çıkarıp sofranın tam ortasında buluşturmak biz şeflerin en büyük göreviydi."
Ekmek Ustası Hakan Doğan: "Burada sadece yemek yapmıyoruz, Türk mutfağındaki ekmeğin ve yiyeceklerin bölgesel hikayelerini anlatıyoruz. Kıbrıs ekmeğinden Ramazan pidesine, kahkeden yerel ekmeklere kadar geniş bir yelpazeyi Kazak mutfağı ortak noktalarıyla birleştirdik. Maksat, Türk lezzetlerini dünyaya en doğru şekilde tanıtmak."
Büyükelçi Atamoğlanov: "Türk Mutfağı Bir Dünya Markası"
Etkinliğin konukları arasında yer alan Azerbaycan’ın Astana Büyükelçisi Ağalar Atamoğlanov da Türk mutfağının küresel cazibesine değinerek, "Türk mutfağını beğenmemek olmaz, bunu söylersek günah olur. Bugün kardeş ülke Kazakistan’da Türk mutfağının muazzam bir takdimatı yapıldı. Hepimiz biliyoruz ki Türk mutfağı dünyada meşhur ve çok zengin bir mirasa sahip. Biz Azerbaycan’da bu zenginliği çok yakından biliyor ve gurur duyuyoruz" ifadelerini kullandı.
"Kahve bahane, sohbet şahane" şiarıyla tamamlanan programda, diplomatlar ve devlet erkanı yoğun mesai yorgunluğunu Türk kahvesi ve çay eşliğinde hasbihal ederek attı.
Binyılları aşan ananevi mirası, toplumsal tecrübesi ve derin hikayesiyle zengin Türk mutfağı, gastro diplomasi hamleleriyle dünya sahnesindeki markasını tahkim etmeye devam ediyor.
Anahtar Kelimeler: Astana - Türk Mutfağı Haftası - İşte, Düşte ve Aşta Birlik,