
10 Ağustos 2026 10:41
Azerbaycan’ın Tava Tepe yerleşim yerinde yürütülen arkeolojik kazılarda, Kafkasya bölgesindeki Geç Tunç Çağı topluluklarına dair bilinen tüm yerleşik ezberleri bozan tarihi bir kompleks ortaya çıkarıldı. MÖ 1300-1000 yıllarına tarihlenen ve nesiller boyunca sürdürülen törensel bir geleneğin parçası olduğu belirlenen yapı; yemek hazırlama ve tüketiminin sadece basit bir beslenme eylemi olmadığını, sosyal uyum ve kolektif kimliğin temel direği haline geldiğini gözler önüne seriyor.
Catania Üniversitesi’nden Profesör Nicola Laneri’nin eş yönetiminde, Azerbaycan Milli İlimler Akademisi (AMEA) ile yakın iş birliği içinde ve İtalya Dışişleri Bakanlığı’nın desteğiyle sürdürülen 2026 kazı sezonu, insanlık tarihine ışık tutacak muazzam bulgulara sahne oldu.
Üst üste inşa edilen ritüel alanı
Catania ve Roma La Sapienza üniversitelerinden araştırmacıların katıldığı ekip, 2024 yılında ilk izlerine rastlanan yapının tesadüfi bir yerleşim olmadığını belgeledi. Kazılarda, binanın aynı noktada defalarca yeniden inşa edildiği doğrulandı.
Yapılan incelemelerde, her bir yeniden inşa döngüsünde fırınlar, pişirme kapları ve yemek kalıntıları da dahil olmak üzere tüm ev eşyalarının olduğu gibi korunduğu ortak bir ritüel modeli tespit edildi. En eski katmanda yapılan incelemelerde, tüm kompleksi yükselten sıkıştırılmış topraktan dev bir platforma ulaşıldı. Bu platformun merkezinde ise ana pişirme alanı olarak kullanılan büyük ve dairesel bir ocak bulundu.
32 asırlık menü: Bal ile tatlandırılmış darı lapası ve sığır eti
Arkeologlar, dairesel ocağın çevresinde güveç pişirmek için kullanılan dev kaplar ile kasıtlı olarak külle dolu bir fırının içine yerleştirilmiş yüzlerce kase ve tabak ortaya çıkardı.
Disiplinlerarası uzman ekibin, kapların iç duvarlarındaki organik kalıntılar üzerinde yaptığı ilk analizler, 3 bin 200 yıl önceki törensel menüyü de ortaya çıkardı: Ağırlıklı olarak sığır etinden oluşan bir yemek ile yanında bal ile tatlandırılmış darı lapası...
Sitede ayrıca ekmek hamuruna geometrik motifler basmak için kullanılan “pintadera” adlı süslü seramik eşyalar da bulundu. Bu durum, ekmek yapımının o dönemde derin bir sembolik ve kutsal anlama sahip olduğunu gösteriyor.
“Kafkasya’da benzeri görülmemiş eşsiz bir keşif”
Kazı başkanı Profesör Nicola Laneri, bulunan kompleksin benzersizliğini vurgulayarak şu değerlendirmelerde bulundu:
“Keşfettiğimiz tören mutfağı tamamen eşsiz bir yer. Bu bölgede daha önce hiç böyle bir yapı belgelenmedi. Tava Tepe, Kura Nehri boyunca uzanan geçiş yolu üzerinde bulunuyordu. Burası, farklı insan gruplarının periyodik olarak bir araya geldiği, birlikte yemek pişirip yediği ve bu ortak ritüel sayesinde sosyal bağlarını güçlendirdiği bir buluşma noktasıydı.”
Büyük bir sergi yolda: İtalya ve Azerbaycan'dan ortak adımlar
Kura Nehri vadisinden geçenler tarafından rahatlıkla görülebilen artificial (yapay) bir teras üzerine kurulu olan Tava Tepe, İtalya ve Azerbaycan arasındaki bilimsel ve kültürel köprüleri de güçlendiriyor. Her iki ülkenin büyükelçilikleri ve yerel kuruluşların desteğiyle bu eşsiz sit alanından çıkarılan eserlerin ve 3 bin 200 yıllık tören mutfağının geniş kitlelere tanıtılması amacıyla yakın gelecekte gezici bir sergi düzenlenmesi planlanıyor.
Tava Tepe
Tava Tepe, Azerbaycan'ın Ağstafa bölgesindeki Aşkı Kaseman köyü yakınlarında bulunan, yaklaşık 3,3 hektarlık bir alanı kapsayan, Geç Tunç Çağı ve Erken Demir Çağı'na ait antik bir arkeolojik anıt ve yerleşim yeridir. Kura Nehri vadisinde yer alan bu eşsiz alanda, 3200-3500 yıl öncesine dayanan, Kafkasya'da eşi benzeri olmayan antik bir ritüel türbesi, bir ritüel masası ve bir "tören mutfağı" keşfedilmiştir.
Kaynak: La Brújula Verde Magazine Cultural Independiente
Kaynak: La Brújula Verde Magazine Cultural Independiente
Anahtar Kelimeler: Azerbaycan’da 3 bin 200 yıllık "tören mutfağı", Azerbaycan’ın Tava Tepe yerleşim yeri, Catania Üniversitesi, Profesör Nicola Laneri, Azerbaycan Milli İlimler Akademisi (AMEA), Kafkasya bölgesindeki Geç Tunç Çağı toplulukları,